Hassaca

Hassaca - [Yöresel Sözlük]

All | # A B C D E F G H I J K L M N O P Q R S T U V W X Y Z | Submit a HASSACA
There are currently 156 HASSACA in this directory
Avel
Aptal “Avel parasını kaptırmış.’’

Akrüt
Yaramaz kişi, yaramazlık yapan

Andaç
Ölmüş aile büyüklerinin hatırası sayılan insan veya eşya

Abbağa
Beyaz, ak

Acımık
Safra kesesi

Anarya
Arabanın geri geri gitmesi

Acer, acar
Yeni

Afyonu Patlamak
Osmanlı zamanında Ramazan aylarında halk kısmından kimseler, gün içerisinde esrar kullanamadıkları için sahur vakti şu anki "gripin"e benzeyen bir kapsül ile bu esrarları yutarlar. Kapsül, vücut sıcaklığı ve mide asidiyle ancak 2-3 saat içerisinde çözülür ve tabir-i caiz ise patlar. Hoşluk ve mutluluk bu patlamadan sonra gerçekleşir. bu durum, halk tarafından bir teşbih ile genel akışa yansıtılarak, sabah kalkılıp da zihnin kendine gelinceye kadarki sürecindeki asabiyet haline afyonu patlamamış tabirini yakıştırır.

Oruç sebebi ile afyon alamayan kişi sahur vakti üç afyon kağıdı hazırlar. Birinci kağıt tek katlıdır ve mide asidinden dolayı 3 saat dayanır ve kağıt parçalanır. İkinci kağıt ise çift katlıdır. Bu da 6 saat kadar mideye dayanabilir. Son kağıt ise 3 katlı olup mide asidine 9 saat dayanmaktadır.

Oruç tutulurken midede açılan birinci afyon kafayı güzel yapar ve onu öğle vaktine kadar idare ederken ikinci afyon patlar bunu 3. afyon takip eder.

Bük
Çalı ve diken topluluğu.

Bibi
Hala

Baran
Portakal ağaçlarının sırası fasulye tarlasında sulama hatları arasında kalan her bir bölüm. Yaklaşık 10 metreye 50 metre

Bayak
Az önce

Belik
Saç örgüsü

Balcan
Patlıcan

Bastık
Susamlı belben

Belben
İncirin teşte kaynatılarak elde edilen pestiline verilen ad

Bıldır
Bir yıl önce, geçen yıl

Buymak
Aşırı üşümek

Belenmek
Toz toprak içinde yuvarlanmak

Basdambak
Basamak

Bodu bodu
Yağmur duası

Beriki gün
Önceki gün

Beşirlemek
Başarmak, becermek

Çul
Kıl veya yünden yapılan yere serilen sergi

Cılk
Çürük

Çapıt
Kumaş parçası

Çelet
Yerinde duramayan, hiperaktif

Çepel

  1. Bulaşık

  2. Leke


Çomça
Kepçe

Çalmak

  1. Bir şeyin üzerine bir şeyi sürmek, bulaştırmak.

  2. Koku sürmek.


Çimmek
Yıkanmak

Çingil
Genelde yoğurt konan saplı kap, bakraç

Cıncık
Cam parçası

Culluk
Hindi

Cibinlik
Sivrisinek önleyen tül çadır

Cırlavuk
Ağustos böceği

Carıs malamat etmek
Birinin suçunu, kusurunu açığa çıkararak utanacak duruma sokmak

Cırmalamak
Tırmalamak

Cülük, cücük
Civciv

Dam
Çatı.  "Dam akıyor.."

Döş
Bağır.  "Döşüm yandı.."

Demin
Az önce

Döşek
Yatak

Dulda
Kuytu, rüzgarsız, sakin

Darbız
Toprağın nemli hali

Dirmek
Tırmık

Dinelmek
Ayakta durmak

Dıkılmak
İçeri girmek, içeride toplanmak

Devrisi gün
Sonraki gün

Ede
Abi, kardeş

Emmi
Amca

Enik
Köpek yavrusu

Elbiz
Evin tavan ve köşelerinde oluşan örümcek ağları

Essah
Gerçek, sahi

Esvap, asbab
Çamaşır, giysi

Firez
Anız, tarlada kalan ekin sapı

Firik
Olgunlaşmaya yakın, olgunlaşmamış erik, çağla gibi meyve, buğday ve mısır.

Fıncıtmak
Fırlatmak

Ger
Çıkmayan leke. (Ceviz geri, nar geri)

Galan

  1. Bundan sonra, bundan böyle, artık

  2. Artık. "Yok galan."


Gölük
Yük taşıyan at, beygir.

Gülle
Misket

Göbelek
Mantar

Gulasma
Çok iyi değil, idare eder

Gidişmek
Kaşınmak

Helke
Kova

Halaka
Çevre, köy meydanı

Helgin
Kova

Hışı çıkmak
Çok yorulmak

Isa
Isa is a direct descent of Mister. As a fullblood daughter she is also a typical English Budgie.

Ihlamak
Dizlerini bükerek çökmek, oturmak (deve)

İki Dirhem Bir Çekirdek
Keçiboynuzu çekirdeklerinin hepsi aynı ağırlıkta imiş. O nedenle eskiden ağırlık ölçüsü olarak kullanılırmış. 4 çekirdek "bir dirhem" edermiş. Satıcı iki dirhemlik birşey satarken müşteri itibarlı ise 1 çekirdek de kendinden eklermiş. "İki dirhem bir çekirdek" ordan gelirmiş.

Irzı kırık
Namussuz, yaramaz

İt Dirseği
Gözde çıkan bir tür yara, arpacık

Kele
Belirtme sıfatı olarak kullanılır. "Kele bacım bak hele."

Kahke
Nohut unundan yapılan halka şeklinde galeta.

Kalın
Evlendirilecek kız için erkek tarafının kız tarafına ödediği para, başlık

Kenef
Tuvalet

Köska
Uç kısmı yanmış ve köz durumundaki küçük odun parçası

Küncü
Susam

Kerrik
Ham meyve

Kertiş
Kertenkele

Kürrük
At ve eşek için veya yavruları için kullanılan bir söz

Kısıkmak

  1. Zor ve çaresiz bir hȃle düşmek.

  2. Tuvalete sıkışmak.


Kercine, kercine
Kinayeli kinayeli, zıddına.

Kertik, kirtik
Kullanıla kullanıla ufalmış, ele gelmeyecek kadar küçük sabun.

Kesim kesmek
Söz kesmek, sözleşmek.

Kirevit, kerevit
Tahta kanape

Kızıl bozul olmak
Bir şeyden dolayı çok kızmak, sinirlenmek, bunun sonucu renk değiştirme.

Leçe
Volkanik taşlı arazi

Lolaz
Fasülye

Lemermek
Nemlenmek

Mıh
Çivi

Mahana
Bahane

Mintan
Gömlek

Mister
Mister is a name which can only be assigned to a typical English Budgie. Big, strong and stringent.

Müzevir
Çok dedikoducu, ispiyoncu.

Mayıl mayıl bakmak
Gözleri baygın baygın bir şeyler bekleyerek bakmak.

Mel mel bakmak
Anlamadan anlamsız bir şekilde bakmak.

Mitili atmak
Yerleşmek

Nuz
Az ekşi, ekşimsi, mayhoş tat

Navi
Navi is a good aviator and navigator. A very strong and big budgie, almost English

Nuzur
Sinsi, içten pazarlıklı

Namazla
Seccade

Örme
Kıldan örülerek yapılan kalın ip

Okuntu
Düğün davetiyesi yerine geçen hediye

Öfelemek
Ovmak, ovalamak

Öte beri
Önemsiz, ufak tefek şeyler.

Pança
Elin ayasını aşağı çevirerek parmakları bir şeyin içine geçirerek kavrama, avuçlama

Peşkir
Havlu

Puslanmak
Saklanmak

Pel pel bakmak
Anlamaz bir şekilde ve anlamsız bir şekilde bakmak.

Pılıyı pırtıyı toplamak
Her şeyini alıp orayı terk etmek.

Pıtız olmak
Çok sıkılmak, içi içine sığmamak

Şak
Bir bütünün yarısı

Sası
Çürümeden dolayı ortaya çıkan kötü koku.

Sele
Sepet

Sili
Ağzına kadar dolu

Sırt
Elbise, giysi. "Sırtını giy."

Salma
Düzeltilmiş kalas

Siyek
Saçak

Sokum
Lokma, dürüm

Soyka
İşe yaramaz lanet şey anlamında

Şimbil
Şimbil "Antakya kilesi" demektir. Tahıl ölçüsü birimidir

Sümbüç
Karış

Sakırga
Kene

Söykeği
Yaslanılacak şeyler

Şivşirmek
Birine karşı doldurmak

Şehadet Şerbeti
Osmanlı döneminde savaşlarda yaralanan ancak yarası ağır ve kurtarılma imkanı olmayan askerlere, hekim(doktor) yanında taşıdığı ve “Hekim Matarası” denilen mataradan son anlarında ağzı tatlansın diye şerbet verirmiş. Bu sebepten içenler de öleceğini anlarmış ve şerbete de Şehadet(ölüm) şerbeti derlermiş.

Bu şerbeti sıradan şerbetlerden ayıran ve özel kılan iki şey vardı. Birincisi şerbetin zemzem suyu ile hazırlanması. İkincisi ise sadece ölmeden önce içilmesi.

İşte o günden beri şehit olduğunu duyduğumuz veya şehadete yürüyen birini anlattığımız sırada “Şehadet Şerbeti” içti deyimini kullanıyoruz.

Sökün etmek
Birden hücuma geçmiş gibi hareket etmek.

Tablı
Doğru, düzgün

Tahra
Odun kesme aleti

Tabaka
Tütün taşıma, saklama aracı

Tummak
Suya dalmak

Teken-Tüken, tek-tük
Birkaçtane, çok az, seyrek.

Uluk
Çürük

Urup
Çeyrek

Üflük
Islık

Vıccırığı Çıkmak
Ezilmek, meyve ve sebzenin ezilmesi

Yirik
Çok ince bir çizik hȃlinde derin yarık.

Yörep
Yokuş

Yannık
Yayık

Yonsul
Yosun

Yirikli
Yarığı bulunan ama mecazen dişilik organını kasden kadın için ama kadın olmanın yerini bilmeyen.

Yüz yumak
Yalakalık etmek

Yallandī gapıda ürmek
Nerede besleniyorsa oranın lehine konuşmak.

Yanı yére gelesice
Öl anlamında bir deyim, beddua.

Yornuk almak
Dinlenmek, mola

Zil
Ekin, soğan gibi şeylerin ilk filizi.

Zibil

  1. Çöp

  2. Hayvan gübresi

  3. Sayıca çok


Zumzuk
Yumruk

Zırrıkı
Bir şeyin aşırısı. Mesela zırrıkı deli, delinin aşırısı

Zıllımak
Oyun bozanlık etmek

Zırrıkçı
Mızıkçı

zahar, zȃr
Her hȃlde, ihtimal.

Zangır zangır titremek
Aşırı titremek, aşırı heyecan ya da sinirden dolaylı sürekli titremek, titremeyi engelleyememek.


Submit a HASSACA